Herkese merhaba :)
İstanbul il sınırları dışından, benim kendimi kendim gibi hissettiğim, çocukluğumdan beri hiç bıkmadan usanmadan koşa koşa gittiğim yerden, Kuzey Ege'den selamlamak istedim sizi. Yolda tanımadığınız insanların size günaydın dediği bir yer burası. Hep rüzgarlı. Sabahları denize girip, akşamları asma yaprağı arasında sardalye yeyip sonrasında kahve içerken içinizin ürpereceği ve Temmuz ayında bile olsanız akşamları kalkıp hırka giyeceğiniz bir yer. Gözlerinizi kapatıp nefes aldığınızda Kaz Dağları'ndan gelen tertemiz havayı soluduğunuz, şimdi bu benim baktığım manzaraya zamanında Zeus mu bakmış yani diyebileceğiniz bir yer. Üstelik tatlı bir şiveyle konuşan, samimi, yardımsever pek çok insan tanıyabileceğiniz bir yer olması da bu coğrafyanın size bir armağanı.
Bugün sizi Bozcaada'ya götürüyorum. Kuzey Ege'nin en güzel yerlerinden. Öyle çok büyük ve ihtişamlı değil. Ama bir o kadar samimi. Arabayla 2 saatte tüm adayı başta başa dolaşıp bitirebilirsiniz. Gezilip görülmesi gereken yerleri diğer sitelerden de bulabilirsiniz o yüzden ben size onlardan farklı olarak adaya gittiğinizde mutlaka uğramanız gereken bir lezzet durağından bahsetmek istiyorum, Veli Dede Fırını.
Sokakta yürürken bir yerden damla sakızlı kurabiye kokusu geliyor diyerek etrafınıza baktığınız anda bu tabelayı göreceksiniz. Bir sokak baştan aşağıya mis gibi kurabiye kokar mı? Bu sokak kokuyor.
Fırının içi enfes. Küçücük bir dükkan ama içerisinde yok yok. Tereyağlı kurabiyeler mi dersiniz, cookieler mi, Polonya usulü kekler mi, biscottiler mi... Cennet gibi. Hepsinin kaliteli malzemelerle yapıldığı o kadar aşikar ki ürünlere baktığınız zaman dokusundan ve kokusundan hemen anlıyorsunuz, tadınca ise kesin olarak onaylıyorsunuz.
Veli Dede'de bu güzel yiyeceklerin yanında bölgeye ait zeytinyağı, Bozcaada'ya geldiğinizde tatmadan gitmenizin büyük bir ayıp sayılacağı domates reçeli yine pek az yerde bulabileceğiniz üzüm reçeli, gelincik reçeli gibi reçeller de satılıyor. Bence buradan hediyelik eşya almak yerine dostlarınıza bu güzel reçellerden bir kavanoz götürmeniz çok daha şık bir tercih olacaktır.
Benden bugünlük bu kadar. Sayenizde adanın fotoğraflarına bakıp rahatladım. Üzerime bir dinginlik çöktü. Yazıyı yazarken dinlediğim müzikten de kaynaklanıyor olabilir bu. Haydi geleneği bozmayayım ve aşağıya bu yazıyı yazarken dinlediğim müziği de ekleyeyim.
Bir sonraki görüşmemizin daha çabuk olması dileğiyle,
Kendinize çok iyi bakın ve sevdiklerinize her fırsatta sımsıkı sarılmayı unutmayın :)