22 Mayıs 2015 Cuma

Kahveli Parfe

 
    Uzun zamandan sonra yeni bir tarifle merhaba,
          Öncelikle şunu söylemek istiyorum, bloguma gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkür ederim. Sizden güzel yorumlar ve mailler aldıkça tekrar tekrar bu blogu iyi ki açmışım diyorum. Son günlerde havaların iyice ısınmasıyla Orman Meyveli Mozaik Pasta tarifimin okunurluğunun çok çok arttığını ve diğer sosyal medya hesaplarımda en çok bu tarifin yorum ve beğeni aldığını gördüm. Tarife burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz :) Ben de düşündüm ki artık yeni bir kolay hazırlanabilen soğuk tatlı tarifi paylaşmanın zamanı çoktan gelmiş. O yüzden bugünkü tarifi bizim yazlıkta şipşak yaptığımız "Kahveli Parfe" olarak seçtim.
       

      Dış yüzeyindeki çizgiler aynı mozaik pasta yapar gibi jelatin folyo içine koyup dolapta bekletmekten dolayı. Aslında bu parfeyi biz senelerdir piknik bisküvi ile yaparız. Ama artık piknik bisküviyi bulamıyorum, hiçbir yerde yok. Tamam dedim o yoksa şimdi adını hatırlamadığım kahveli siyahlı kaplı Eti'nin kakaolu kare bir bisküvisi vardı onunla yaparım. Yine aradım aradım o da yok. Ben de en son finger bisküviye kaldım. Pötibörle yapmayın bence çünkü o daha ince olduğu için içerisinde yok olur. 
    Bu tarifi yapmak yaklaşık 10 dk. sürüyor. İçerisinde mozaik pastada olduğu gibi yağ yok, yani daha da hafif. Bu sefer üzerine çikolata sosu dökmedim, sade bıraktım. Çünkü bu aralar çok çikolatalı bir şey yemek istemiyorum. Şimdi tarife geçelim, 
  



  Kahveli Parfe
     3 paket finger bisküvi
     2 paket krem şanti
     1.5 su bardağı soğuk süt
     2 yemek kaşığı nescafe
     2 yumurta sarısı
     5 yemek kaşığı şeker
    
             Toz krem şantiyi süt ile birlikte çırpın. Kıvam almaya başlayınca nescafeyi koyup çırpmaya devam edin. başka bir kapta yumurta sarısı ve şekeri de çırpın. Daha sonra yumurta sarılarını şantili karışıma ekleyip karıştırın. İçerisine bisküvileri kırın. Ve derin bir borcam veya kaba jelatin folyo serip karışımı içerisine dökün. derin dondurucuda 3-4 saat kadar bekletin. İsterseniz üzerine çikolata sosu dökerek servis edebilirsiniz. Afiyet Olsun.
       

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Keşif: Carluccio's


    Merhaba herkese,
        Ben bu keşif yazıları kısmını çok sevdim ve yazarken de çok keyif alıyorum. Umarım sizler de okurken benim gibi düşünüyorsunuzdur. Sizlere bu keşif yazılarını hazırlayacağımı duyurduğum zaman farklı fiyat aralıkları olan yerlere gideceğimi söylemiştim. Yani her hafta esnaf lokantasına yahut kaliteli mekanlara değil. Bunu olabildiğince eşit dağıtmaya çalışacağım.
       Bu hafta uğradığım yer "Carluccio's"du. Size hemen kısa bir bilgi vereyim. Ülkemizde de Bloomberg'te yayınlanan "2 Greedy İtalian" isimli bir televizyon programı vardı ve ben bu programın sıkı takipçisiydim. Sanırım izlemediğim bölümü kalmamıştır. Çünkü televizyonda denk gelemediklerimi internetten izliyordum. Neyse burada iki İtalyan aşçının İtalya'nın çeşitli yerlerini gezmeleri hatta bazen kendi doğup büyüdükleri yerlere giderek burada yaşadıkları maceralar ve spontane yaptıkları yemekler anlatılırdı. Ve o 2 greedy'nin bir tanesi Antonio Carluccio diğeri ise onun öğrencisi ve dünyanın en iyi aşçılarından Gennaro Contaldo'ydu. Bu arada şu anda aşçı deyince aklımızda beliren ilk kişi olan Jamie Oliver'ın da hocası Gennaro Contaldo'dur. Ve sık sık Jamie'nin programlarında birlikte yemek yaparlar, çok da komiktirler denk gelirseniz mutlaka izleyin.
       İşte böyle... Şimdi gelelim burada ne yediğime. Ben daha önce Tiramisu ve Piatto di Biscotti yemiştim ve çok memnun kalmıştım. Bu hafta ise daha önce burada yemediğim ve ahududu'yu görünce kendime engel olamadığım "Panna Cotta"yı denedim.


      Panna Cotta, İtalyanca pişirilmiş krema anlamına gelen bir tatlı. Kesinlikle ağır bir tatlı değil. Eğer sütlü tatlıları seviyorsanız bayıla bayıla yiyeceğiniz bir lezzet. Fakat "göğsümden ama kalbimi kalbimi kalbimi söküyor" kısmı hiç kuşkusuz o ahududu sosuydu. Çok net söylüyorum hayatımda yediğim en güzel meyve soslarından biriydi. Eğer benim gibi ekşi meyve sosu seviyorsanız kesinlikle bu tatlıyı yiyin, hatta yanınızda başka birilerini de getirin o insanlar da bu lezzetten faydalansın.                        
     Fiyatı ise hiç öyle gözünüzü korkutacak cinsten değil. Ayrıca çalışanlar çok güler yüzlü. Sert kahve içemediğimi söyleyince bana özel çok güzel bir kahve yaptırdılar. Carluccio's nerelerde var derseniz, Bağdat Caddesi'nde, Akasya'da, Kanyon'da ve Nişantaşı'nda bu güzel tatlının tadına bakabilirsiniz.

     Bir sonraki durakta görüşmek üzere,
     Hoşça kalın...

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Keşif: Pide Sun

  Merhabalar,
     Bu haftaki keşif yazısında biraz ağzınızı sulandırabilirim, o yüzden şimdiden çok özür diliyorum :)   Geçtiğimiz pazar günü yolum bir pideciye düştü. Aslında hiç hesapta yokken Umutcan'ın daha önceki memnun kalışına da güvenerek ben de denemek istedim. Öncelikle şunu söyleyeyim, bu yazı bir övgü yazısı olacak çünkü aşırı güzel bir pide yedim !
      Benim öyle çok iştahlı bir insan olmadığımı ayrıca tabağımdakileri bitirebilmekte de pek başarılı sayılmadığımı biliyorsunuz artık. Ama ben buna rağmen aşağıda gördüğünüz pide tabağını tek başıma bitirdim. Yine olsa yine bitiririm öyle diyeyim size :)
 
               
                     

      Ben kavurmalı-kaşarlı olanından denedim. Sanırım gittiğiniz zaman gönül rahatlığıyla istediğiniz çeşidi deneyebilirsiniz, pişman olacağınızı düşünmüyorum. Fiyat konusunda da bence çok başarılıydı. Ne çok ucuz ne de çok pahalı.
      Bu pideci Moda Caddesinde. Hatta net yer tarifi olarak, Oyun Atölyesinin yan tarafındaki Migros'un sırasında. 3-4 dükkan yan tarafı cadde üstü.
      Yeri son derece ulaşılır, tadı çok lezzetli, fiyatları güzel... Ee daha ne olsun ?
     
        Bu cuma yeni bir tarifle görüşmek dileğiyle,
        Güzel sofralarda sevdiklerinizle keyifli vakit geçirin,
        Hoşça kalın :)

6 Mayıs 2015 Çarşamba

Keşif: CoffeeBain



 Merhaba herkese,
     Bugün planladığım düzenli keşif yazılarının ilkiyle karşınızdayım. Açıkçası kafam biraz karışık. Size burada çok çok beğendiğim yerleri mi yazmam gerektiğini yoksa memnun kalmadığım yerleri de mi yazmalıyım bilmiyorum. Ben her ikisini de yazacağım.
     Dedim ki ilk keşif yazıma benim de daha önce gitmediğim ama gitmek istediğim bir yerle başlayayım böylece ben de sizinle birlikte keşfetmiş olurum. Ve böyle diyerek bir okul çıkışı Ece'yle birlikte çok yakınımızda yeni açılan ve dışarıdan gerçekten çok beğendiğimiz CoffeeBain'e gittik.
      Burası Nişantaşı'ndan Topağacına inen Işık Lisesinin bulunduğu caddede. Ulaşım açısından son derece rahat. CoffeeBain'i dış mekan dekorasyonundan hemen fark ediyorsunuz. Fazla büyük bir yer değil, özellikle öğle vakitlerinde giderseniz yer bulamayabilirsiniz. İç mekan tasarımı da çok hoş. Son zamanlarda böyle mekanların sıklıkla kullandığı ahşap objeler ve aynalarla bence çok sevimli bir yer oluşturulmuş.
     Şimdi gelelim fasülyenin faydalarına. Biz bu mekana tatlıyla bir şans vermek istedik. Ve tabi ki de tatlı deyince benim için diğerlerinden her zaman bir adım önde olan Magnolia'yı denedik.


       Benim magnolia yemek için gittiğim yer her zaman Cookshop'tır. Ve benim için oranın çıtası öyle yüksektir ki aşabilmeyi başarmak biraz zor. Ama her şeyi bir kenara bırakarak yazarsam eğer evet buradaki magnolia da güzeldi. Özellikle muhallebi kısmı daha kıvamlıydı ve şeker oranı daha azdı fakat yedikten sonra bir tane daha olsa yerim hissini vermedi bana. Sanırım tatlıya dair en beğendiğim yönü sunumu oldu. Kavanozlarda servis edilen şeyler bu aralar çok hoşuma gitmeye başladı. Fakat sona gelip bir fiyat- kalite değerlendirmesi yapacak olursak eğer, ben bir daha magnolia yemek için buraya geleceğimi düşünmüyorum. Evet kahve içmeye varım ama özellikle magnolia yemeye değil. Bence fiyatını hak etmiyordu. Yine de fırsat bulursam diğer tatlıları denemeye çalışacağım.
   
    Bir sonraki durakta görüşürüz !

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Mutfakta Acemi Var'a Bahar Yeniliği

   Öncelikle "May The 4th Be With You" :)
       Böyle özel bir günde sizlere yeni haberlerim var. Bundan sonra haftada 2 gün yazı yayınlayacağım. Bunlardan biri her zamanki gibi tarif öteki ise keşif yazısı olacak. Daha tam belirlemedim ama muhtemelen çarşamba gibi düşünüyorum keşif yazılarının gününü. Şunu fark ettim ki İstanbul'un yeme içme mekanları açısından en bereketli topraklarında okuyorum ama sizlere gittiğim yerleri paylaşmıyorum. Tabi ki bu yazıları tek bir semt ile sınırlandırmayacağım ve farklı fiyat seçeneklerinden oluşan yazılar hazırlayacağım.


      Ve de eğer hayata geçirebilirsem yukarıdaki menü düğmelerinin olduğu yere bir de "Sağlıklı Yemekler" kısmı eklemeyi planlıyorum. Yemek adından anlaşıldığı üzere orada sadece tatlı ile sınırlı kalmayacağım ve tüm içeriği benim hazırladığım hafif yemekler paylaşacağım. Son olarak ise ara ara Alışveriş Yazıları okumaya başlayacaksınız. Kabul ediyorum alışveriş yapmak şu hayatta keyif aldığım şeylerin başında geliyor. Haftanın her günü alışverişe çıkabilirim. (Haydi itiraf edin bunu siz de seviyorsunuz, cool görünmenin lüzumu yok) Ben de mutfakla ilgili aldığım ürünleri fotoğraflayıp size de göstereceğim. Şimdi sıkı durun hayalime geliyorum, bunu paylaşsam mı bilmiyorum ama son günlerde iyice kafama taktım o yüzden söylemek istiyorum. Eğer tüm bu saydıklarımda başarılı olursam ve disiplinimi oturtabilirsem bir süre sonra bir Youtube kanalında sizlere merhaba diyor olabilirim :)) (Neyse buna heveslenmek için daha çok erken)
     Çok konuştum. Yapmak istediklerim şimdilik bu, umarım başarırım. Çünkü sizden o kadar güzel feedbackler alıyorum ki bu blogu böyle sıradan bir şekilde sürdürmek istemiyorum.
 
  Bakalım çarşamba günü ben nereyi keşfetmiş olacağım,
  Görüşmek dileğiyle.