Dün gittiğimde o kadar üşümüştüm ki ısınmak için hemen bir kış çayı söyledim. Karanfilden zencefile kadar birbirleriyle uyumlu birçok bitkinin oluşturduğu bu çayı yanında bal ile sunmaları çok hoşuma gidiyor. Size bir diğer önerim ise kesinlikle burada bir de Tiramisu'nun tadına bakmanız. Eğer Taksimdeyseniz, üşüyorsanız ve de birazcık vaktiniz varsa buraya uğramanız şiddetle tavsiye edilir bendenizden.
11 Aralık 2013 Çarşamba
Hava ayaz mı ayaz ...
Karlı bir sabahtan günaydınnn ! Öğrenci olmanın en güzel yanlarından biri de kar yağınca iptal olan dersler olsa gerek. Bu sene aldığım dersler maksimum düzeyde olduğu için ders aralarında bir yere gitmezsem boğuluyormuşum gibi hissediyorum. O ufak ders araları aynı zamanda benim alışveriş, yemek yeme, hatta sergi gezme aralarım. Dün de yine bir ders arasında Taksimdeki Ara Kafe'ye yolum düştü. Galataray Lisesinin karşı tarafında bulunan bu yer soğuk havalardaki sığınağım adeta. Çalan şarkılar, iç mekandaki renkler, servisteki güler yüzlülük ve sunum açısından gidince pişman olmayacağınıza emin olabilirsiniz.
18 Kasım 2013 Pazartesi
Tembel Blogger !
Üniversite üçüncü sınıf öğrencisiyseniz, kendi bölümünüz ile yetinmeyip üzerine bir de başka bir bölüm okuyorsanız, not ortalamam düşmemeli kabusuyla doluysa hafızanız ve yine de hiçbir şeyden geri kalmayıp kurslara gidiyorsanız eğer, hayat gerçekten çok ama çok zor ! Pek çok arkadaşıma tatlı ve pasta sözüm var, gidilecek o kadar çok sergi, organizasyon ve tiyatro var ki onları kaçırınca vicdan azabı duymaya başlıyorum. Şimdi diyecek olursanız bunları bize neden yazıyorsun diye şunu söyleyebilirim ki bu yoğunlukta bile beynim artık her gördüğüm değişik şeyin nasıl yapıldığına odaklanmış durumda.
Yine okulda akşama kadar ders çalıştığım günlerden birinde yaklaşık 1 senedir okul kantinimizin kapalı olması sebebiyle (okul kantini nasıl kapalı olur demeyin, ben o kantine haciz gelip gofretlerin kutu kutu haciz arabasına taşındığını bile gördüm.) diğer fakültenin teras katındaki cafe'de oturup yiyecek bir şey ararken bu mantı çıktı karşıma ! Mantı mantıdır abartma Serden diyebilirsiniz ama bu benim hayatımda yediğim en iyi mantılardandı. Tabii durur muyum hiç, hemen sordum öğrendim nasıl yaptıklarını.
Adı baharatlı mantı. Önce mantıyı bol zeytinyağı ve baharatlarla bir güzel harmanlıyorlar. Daha sonra bu karışımı fırına koyup mantılar kahverengi oluncaya kadar kızartıyorlar. Sonrası bildiğiniz gibi kaynamış suya konulup haşlanıyor. Emin olun tadı normal mantılardan çok farklı. Hatta bu mantının fotoğrafını İnstagram hesabımda paylaşınca okulda mantıya olan ilgilinin belirgin şekilde arttığını gördüm.
Yoğun günlerde tarif yerine yediğim farklı şeyleri sizinle paylaşmaya çalışacağım. Kim bilir, belki sizinle de damak tadımız aynıdır ve benim paylaştığım bir yemeği siz de aynı yerde yediğiniz de kulaklarımı çınlatırsınız.
6 Ekim 2013 Pazar
Bir ay sonra yeniden
Tam bir ay geçmiş en son gönderim üzerinden. Çok ihmal ettim biliyorum ama bu süre içinde 2 kutu antibiyotik ile geçen inatçı bir hastalık, yeni dönem staj başvuruları, birini bile zar zor okurken kazanacağımı hiç ama hiç ummadığım ikinci bir lisans bölümü ile uğraştım. Emin olun her gün uyanır uyanmaz acaba bugün kaç kişi okumuş diye girdiğim blogger paneline bile kimi zamanlar bakamaz oldum.
Öyle bir şey yapmalıyım ki size bu tarifsiz ve yemeksiz geçen boşluğu unutturmalıyım . O yüzden hiç vakit kaybetmeden sizlere en son yaptığım tatlıyı paylaşmak istiyorum. Evden dışarıya çıkamadığım hastalık döneminde en büyük zevkim yeni tarifler bulmak oldu. Ayağa kalkınca da hemen denedim. Bence bu tarifte daha yolum var. Ama yine de ilk yapış için fena olmadı. Tarifi Sofra dergisinden aldım. Milföy sayısını muhallebiniz yettiği ölçüde arttırabilirsiniz. Ama ben tarife sadık kalmak adına dergideki ölçüleri aynen size aktarıyorum.
Muzlu Milföy Pastası
6 adet milföy hamuru
3 çorba kaşığı un
2 adet yumurta
2 su bardağı süt
1 adet rendelenmiş limon kabuğu
1 paket vanilya
2 adet muz
Üzeri için pudra şekeri
Tencereye un, şeker, yumurta ve sütü koyup ocağa almadan çırpın. Daha sonra kaynayana dek pişirin. Koyulaşınca ocaktan alıp içine vanilya, limon kabuğu ve ezilmiş muzu koyup mikserle çırpalım. Milföy hamurlarını tepsiye dizin ve üzerlerine yumurta sarısı sürüp bir yağlı kağıt kaplayın. Bu aşamadan sonra üzerine tepsi koyun. Böylece hamurlarınız puf puf kabarmayıp ince kalacaktır. Milföy Hamurlarını 180 derecelik fırında 10 dakika pişirin. Hamurlar soğuduktan sonra krema torbasına doldurduğunuz kremayı 3'er adet milföyü üst üste koymak şartıyla aralarına pay edin. Buzdolabında yaklaşık 10 dakika soğuttuğunuz pastaların üzerilerine pudra şekeri serperek servis yapın.
Öyle bir şey yapmalıyım ki size bu tarifsiz ve yemeksiz geçen boşluğu unutturmalıyım . O yüzden hiç vakit kaybetmeden sizlere en son yaptığım tatlıyı paylaşmak istiyorum. Evden dışarıya çıkamadığım hastalık döneminde en büyük zevkim yeni tarifler bulmak oldu. Ayağa kalkınca da hemen denedim. Bence bu tarifte daha yolum var. Ama yine de ilk yapış için fena olmadı. Tarifi Sofra dergisinden aldım. Milföy sayısını muhallebiniz yettiği ölçüde arttırabilirsiniz. Ama ben tarife sadık kalmak adına dergideki ölçüleri aynen size aktarıyorum.
Muzlu Milföy Pastası
6 adet milföy hamuru
3 çorba kaşığı un
2 adet yumurta
2 su bardağı süt
1 adet rendelenmiş limon kabuğu
1 paket vanilya
2 adet muz
Üzeri için pudra şekeri
Tencereye un, şeker, yumurta ve sütü koyup ocağa almadan çırpın. Daha sonra kaynayana dek pişirin. Koyulaşınca ocaktan alıp içine vanilya, limon kabuğu ve ezilmiş muzu koyup mikserle çırpalım. Milföy hamurlarını tepsiye dizin ve üzerlerine yumurta sarısı sürüp bir yağlı kağıt kaplayın. Bu aşamadan sonra üzerine tepsi koyun. Böylece hamurlarınız puf puf kabarmayıp ince kalacaktır. Milföy Hamurlarını 180 derecelik fırında 10 dakika pişirin. Hamurlar soğuduktan sonra krema torbasına doldurduğunuz kremayı 3'er adet milföyü üst üste koymak şartıyla aralarına pay edin. Buzdolabında yaklaşık 10 dakika soğuttuğunuz pastaların üzerilerine pudra şekeri serperek servis yapın.
7 Eylül 2013 Cumartesi
Alışveriş Maratonu- 1
Bahsettiğim mutfak malzemeleri alışverişi için ilk durağım Optimum alışveriş merkezindeki Tantitoni oldu. Optimum'un ilk katında bulunan Tantitoni'ye girer girmez beni karşılayan seramik cupcake kapları ve %31 indirim yazısı zaten çok sevdiğim bu sevimli dükkanı daha bir hoş hale getirdi. Tantitoni birbirinden farklı mutfak gerecini mutfağa canlılık katan renklerle o kadar güzel harmanlamış ki buradan bir şey almadan çıkmak istemiyorsunuz.
İçeri girer girmez kendimi şekerci dükkanındaki çocuk gibi hissettiğim Tantitoni'nin simgesi bence cupcake ve pasta şeklinde dizayn edilen seramik kaplardır. Mutfağınızda her zaman çok şık duracak ve sizi gördüğünüz zaman cupcake yapmaya teşvik edecek bu kapları indirimdeyken kaçırmayın derim.
Gelelim asıl mevzumuza, burada almak istediğim 12'li muffin kalıbını bulamadım. Fakat siz benim muffin kalıbım var ama kek kalıbı ya da kelepçeli kalıp arıyorum derseniz kırmızı, pembe ve mor renklerdeki bu kalıplar gayet güzel ve sevimli ayrıca indirimdeki fiyatları ise 20.70tl.
Benim bu alışverişte en çok hoşuma giden ise yine birçok güzel ve farklı çeşidini bulabileceğiniz silikon kalıplar oldu. Özellikle kekleri kendiliğinden dilimlenmiş halde rahatlıkla servis edeceğiniz bu kalıp gel de beni al demiyor mu ?
Böylece alışveriş maratonumuzda ilk durağımızın sonuna geldik. İstediklerimizi bulana kadar tabanvaya kuvvet araştırmaya ve gezmeye devam.
5 Eylül 2013 Perşembe
Haydi hazırlanın alışverişe gidiyoruz
Uzun zamandır yazı yazamadım nedeni ise yaz sezonunu kapayıp İstanbul'a dönme telaşıydı. Her sene yazlığa gidip gelirken koca bir çantada pasta malzemeleri, kelepçeli kalıplar, tart kalıpları, muffin kaplarını götürüp geri getirirdim. Gerçi sırf onlar değil İstanbul'dan götürdüğüm tek bir tokayı bile geri getirmem bagajın neredeyse bana ait olması demekti. Annemin neden boşuna zahmet yapıyorsun kendine, madem artık tam anlamıyla bu işe heveslendin tüm malzemelerini burada bırak İstanbul'dan nasıl olsa alırsın lafı üzerine şimdi pasta malzemesi alma telaşına girdim.
Birçok mutfak acemisine bu konuda fikir oluşturmak amacıyla da istedim ki bunu bir yazı dizisi haline dönüştüreyim ve temel olarak ihtiyacımız olan bu malzemeler nerelerde satılır ? Fiyat aralıkları nedir ? Hangisinin kullanımı kolaydır ? gibi kafamızdaki pek çok soruya cevap bulalım.
17 Ağustos 2013 Cumartesi
Yemekler hazır, şimdi sofrayı kurabiliriz
Bir yere akşam yemeğine davetli isek, salona girince ilk baktığım şey sofranın hazır olup olmadığıdır. Yemekler yetişmese bile o sofra hazır bir şekilde duruyor olmalı. Sizi bilmem ama benim için bu bir saygı göstergesidir. Konuklarla ilgilenmek yerine iki de bir de kalkıp sofraya bir şeyler eklemek açıkçası pek de hoş olmayan bir görüntü.
Eğer akşam ya da öğlen yemeğine bir misafir ağırlayacaksak ve okulda yahut dışarıda değilsem sofrayı ben hazırlarım. Hangi yemek takımlarının çıkartılacağı, ona uygun masa örtüsü ve runnerlar, peçeteler, çatal kaşık takımlarının hepsini tek tek seçer, yerleştiririm. Ve sofra hazırlarken en dikkat ettiğim şey de daha önce aynı konuğa çıkartılmış olan takımları kullanmamaktır. Gelen konukları her ziyaretinde farklı bir sofrayla karşılamak onlara karşı yapılmış gayet güzel bir jest. Eğer tek bir yemek takımına sahipseniz sofraya her seferinde farklı bir demet çiçek koymak da aynı güzellikte olacaktır.
Bugün sizlere masanızı hazırlarken ilham alabileceğiniz farklı sofra dizaynlarından birkaç örnek vereceğim,
Bu sofra en klasik dizaynlardan. Masa örtüsü yerine amerikan servisler kullanılmış ama bence krem rengi düz bir örtü çok daha şık durabilirdi.

Şimdi de bıçaklar sağda mıydı çatallar solda mıydı diye her seferinde karıştıranlara küçük bir öneri, çatal kaşıklarınızı bu şekilde yerleştirmeye ne dersiniz ?

Sofrayı süslemek için şamdan yoksa kadeh var,

Benim gibi klasik tarzı sevenlere biraz fazla modern durabilir ama nihayetinde bu da bir fikir, nitekim yeşil elma her derde deva,

Bizler sofra kurarken masanın ortasına yerleştirilen şamdan, çiçek ve süsler yerine zeytinyağlı sarmalar, patlıcan salataları, barbunyalar koymaktan hoşlanırız. Doğal olarak bizce fuzuli olan ve karın doyurmayan eşyalar bir süre sonra vitrin çekmecesinde kaderlerine terk edilir. Ama siz ısrarla benim soframda çiçek olmazsa olmaz diyorsanız bu dizayn hoşunuza gidecektir,

10 Ağustos 2013 Cumartesi
Cupcake dedik muffin çıktı !
Cupcake dosyasında söylediğim gibi kendi cupcake'imi kendim deneyerek bulayım istiyorum. Fakat cupcake denemelerim genellikle muffinle sonuçlanıyor. İşte yine öyle bir deneme sonucu bu kekler ortaya çıktı. Diyebilirsiniz ki kekin üstünü süsleyince adı cupcake oluyor yani hala bir şey kaybetmiş değilsin. Fakat ben üstü tepelenip kabamayan bir tarif arıyorum ki istediğim süslemeyi rahatça yapabileyim. Bu kekleri yaparken, sağlık açısından bir zararı olabilir mi diye biraz önyargıyla baktığım silikon kalıpları kullandım ve doğrusunu söylemek gerekirse gerçekten çok pratikler ! Ve artık çoğu ünlü şef tariflerinde silikon kalıp kullanıyor. Daha önce başıma gelen kekin kalıba yapışma kabusu da bu sefer olmadı. Üstelik çok da kolay temizleniyorlar.
Kakaolu ve Vanilyayı Muffinler
Malzemeler
2 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
Yarım su bardağı zeytinyağı
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
4 tepeleme çorba kaşığı kakao
Aldığı kadar un
Yapılışı
Yumurta ve şekeri mikserle çırpalım. Üzerine süt ve zeytinyağını da ekleyip karıştırmaya devam edelim. Azar azar unu ekleyip kıvamını katılaştırmadan karıştıralım. Kıvamı nasıl bulacağız derseniz tahinden çok az daha koyu bir şekilde olması gerek. O kıvama gelince un eklemeyi bitirip vanilya ve kabartma tozunu koyup yağlamış olduğumuz muffin kalıplarına paylaştıralım. Ben bir kısmını kakaolu yapmak istedim o yüzden hamurun yarısını kalıplara koyduktan sonra kalan hamurun içine kakao ekleyip diğer kalıplara döktüm. 160 derece fırında yaklaşık 40 dakika kadar pişirelim. Pişip pişmediğini kürdanla kontrol edebilirsiniz. Kürdanınız kekin içinden temiz çıkıyorsa muffinleriniz olmuştur. Afiyet olsun.
8 Ağustos 2013 Perşembe
Fındıklı Kurabiye
Bu yazıya nerede o eski bayramlar diye başlamak nasıl olurdu? Ya da cep telefonunuza gelen destan destan içi mayalı hamur gibi şişirilmiş samimiyetten uzak bayram mesajları metinleriyle ? Üzgünüm ama bunların ikisi de bana çok uzak. Başta yemek olmak üzere çoğu şeyden fedakarlık yapılarak geçirilen bu 30 gün sonunda gelen bayram bence aileniz ve sizin için en iyi şekilde geçmeli. İki dedem de hayatta olmadığı için biz bayramlarımızın ilk günü kahvaltı bile yapmadan öncelikle onların yanına uğrarız. Sonra da bütün aile kocaman bir masanın etrafında biraraya gelir saatlerce birlikte vakit geçiririz. Umarım sizin de bu bayramınız sevdikleriniz ve aileniz ile hiç unutmayacağınız güzel anılarla dolar. Bu anıları ileriye de saklamak için bol bol fotoğraf çekmenizi öneririm, çünkü sevdikleriniz bir zaman sonra aranızdan ayrılmaya başlayınca elinizde sadece o güzel anların birer kopyası kalıyor.
Bugün sizlerle paylaşacağım lezzet hem bayramda çayın yanına hem de normal bir zamanda canınız kurabiye çekince hazırlayabileceğiniz pratik bir tarif. Annemin tarif defterinden çıkan bu kurabiye özellikle un kurabiyesi severler tarafından da oldukça beğeniliyor.
Fındıklı Kurabiye
Malzemeler
125 gr. yumuşatılmış tereyağ
1 yumurta
1 küçük çay bardağı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
Yarım su bardağı pudra şekeri
1 su bardağı fındık
Aldığı kadar un
Yapılışı
Tereyağ, sıvı yağ, yumurta ve pudra şekerini karıştıralım. Üzerine kabartma tozu ve unu da ilave edip yoğurmaya başlayalım. (Unu azar azar ve yoğurdukça dökmenin faydası var). Hamur kıvam almaya başlayınca rondoda kurabiyede kaybalmayacak büyüklükte çekmiş olduğumuz fındığı da ekleyelim. Hamurdan ufak parçalar alıp yuvarlayalım ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye normal aralıklarla dizelim. Fırınınıza göre ufak değişiklikler gösterse de 160 derecede 25 dakika kadar pişirmek yeterli olacaktır. Soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri dökmeyi unutmayın, afiyet olsun.
6 Ağustos 2013 Salı
Cupcake Dosyası- Bölüm 3
Ve geldik bölüm üçe... Daha önce bahsettiğim gibi bu bölümde de şeker hamurundan yapılan ve birazcık profesyonellik gerektiren tasarımlar yer alıyor. Şeker hamuru, yine pastacılık malzemesi satan dükkanlardan alabileceğiniz tadından çok kurabiye veya pastalarınıza kazandırdığı görünümle öne çıkan bir malzeme. Yapmış olduğunuz cupcake'i şeker hamuruyla kaplamak inanın bana hiç zor değil. İstanbul'a döndüğüm zaman deneyeceğim tariflerin bir kısmını şeker hamuru kullanarak yapacağım ve göreceksiniz ki ben yapabiliyorsam siz de kesinlikle yapabilirsiniz. Fakat yine de göz alıcı tasarımlar yapmak için bir profesyonelle çalışmak her zaman daha doğru bir karar.
Soft tonlarda yapılmış olan bu cupcakelerin yapımı şeker hamuru ile ilk buluşmamızda bizi biraz zorlayabilir. Fakat tonları ve süslemelerin birbiriyle uyumu o kadar güzel ki tam davet sofralarına yakışır cinsten.
Şimdi de evlilik hazırlıkları içinde olanlar için güzel bir önerim var. Eminim ki herkes düğünün farklı ve gelen konuklar için unutulmaz bir gece olmasını hayal eder. Bence düğününüz için özel süslemeli cupcakeler tam aradığınız türden olabilir. Gelen konukların masalarına şık bir süsleme ile konulan bu cupcakeler eminim ki herkesin çok hoşuna gidecek.
Sıra geldi çocuklara. Şeker hamuru, çocukluğumuzda oynadığımız oyun hamurunun neredeyse aynısı, tek farkı bunun yenebilir olması. Eskiden annem kurabiye yapacağı zaman mutfağa gider onu izlerdim ve mutlaka hamurun bir kısmına ben şekil verirdim. Eğer bu cupcakeleri yapmaya karar verirseniz bence çocuğunuzu da yardıma çağırın, unutmayın ki küçük ellerin dokunuşu yaptığınızı her zaman daha lezzetli bir hale dönüştürür.
3 Ağustos 2013 Cumartesi
Cupcake Dosyası- Bölüm 2
Cupcake yapmak, tatlı yapmakla pek alakası olmayan herkesin şu zamanda en favori uğraşlarından olmuş durumda. Son günlerde internette tarif araştırma vaktimi cupcake yapılışlarına ayırmış bulunmaktayım. Ve şunu gördüm ki aslında pastanecilik işinde bizden çok daha gelişmiş olduğunu düşündüğümüz Avrupa ülkelerine ait yemek sitelerindeki tarif ve süslemeler ile bizimkiler arasında çok büyük farklar yok ve ülkemizde de bu işi gayet güzel açıklayan, anlatan siteler mevcut. Gördüklerim ve okuduklarımdan anladığım kadarıyla iyi bir cupcake süslemesinin yolu farklı uçlara sahip krema sıkma torbasına sahip olmaktan geçiyor. Lafı fazla uzatmadan ben size gözüme çarpan, yapılışının diğerlerine göre nispeten daha rahat olacağını düşündüğüm tasarımları göstereyim isterseniz.
Bu süslemeyi görünce açıkçası çok şaşırdım ve özellikle kullanmak istedim çünkü aynı tasarımı arkadaşımın doğum günü için uygulamıştım. Meğerse, tek değilmişim.

Bu tasarım ise başta belirttiğim gibi krema torbası harikalarından ve klasik bir cupcake süslemesi, sade fakat şık. Üzerlerindeki süs şekerlerini ve böyle renkli kapları da fazla ücret ödemeden pastane malzemeleri satan yerlerde rahatlıkla bulabilirsiniz.

Şimdi de benim kullanmaktan en çok hoşlandığım tasarım şekline geldik. Üzerleri meyve ile süslenenlerden bahsediyorum. Hele ki çikolatalı cupcake yapmış üzerine bir de çikolatalı krema kullandıysanız son dokunuşu vişne, frambuaz, böğürtlen ve çok yakışacağını düşündüğüm kara dut ile yapabilirsiniz. Yani tıpkı bunun gibi,

Sizin için özel olan birine hazır ve her yerde bulunabilen bir şey almak yerine kendi el emeğinizi kattığınız ve manevi değeri olan hediyeler vermenin çok daha hoş olacağını düşünüyorum. Bu tasarım da öyle günlerde işe yarayabilir.

Daha çok sayıda cupcake süslemesi internette ve yemek kitaplarında sizleri bekliyor. Üçüncü bölümde ise bu işi iyice öğrendikten sonra yapmayı planladığım ve genellikle şeker hamuru kullanılarak yapılan cupcakeleri sizlerle buluşturacağım.
Bu süslemeyi görünce açıkçası çok şaşırdım ve özellikle kullanmak istedim çünkü aynı tasarımı arkadaşımın doğum günü için uygulamıştım. Meğerse, tek değilmişim.

Bu tasarım ise başta belirttiğim gibi krema torbası harikalarından ve klasik bir cupcake süslemesi, sade fakat şık. Üzerlerindeki süs şekerlerini ve böyle renkli kapları da fazla ücret ödemeden pastane malzemeleri satan yerlerde rahatlıkla bulabilirsiniz.

Şimdi de benim kullanmaktan en çok hoşlandığım tasarım şekline geldik. Üzerleri meyve ile süslenenlerden bahsediyorum. Hele ki çikolatalı cupcake yapmış üzerine bir de çikolatalı krema kullandıysanız son dokunuşu vişne, frambuaz, böğürtlen ve çok yakışacağını düşündüğüm kara dut ile yapabilirsiniz. Yani tıpkı bunun gibi,

Sizin için özel olan birine hazır ve her yerde bulunabilen bir şey almak yerine kendi el emeğinizi kattığınız ve manevi değeri olan hediyeler vermenin çok daha hoş olacağını düşünüyorum. Bu tasarım da öyle günlerde işe yarayabilir.

Daha çok sayıda cupcake süslemesi internette ve yemek kitaplarında sizleri bekliyor. Üçüncü bölümde ise bu işi iyice öğrendikten sonra yapmayı planladığım ve genellikle şeker hamuru kullanılarak yapılan cupcakeleri sizlerle buluşturacağım.
1 Ağustos 2013 Perşembe
Cupcake Dosyası- Bölüm 1
Beni tanıyanlar iyi bilir ki mutfağa girince yapmaktan en çok hoşlandığım şeylerden biri de, cupcake'ler ! Genelde cupcake görenler onu bir an önce mideye indirmeyi düşünürken, ben daha çok yapım aşaması ile ilgileniyorum. Acaba keki nasıldır, gıda boyası kullanmadan süslemesine nasıl renk verebilirim gibi soruları düşünmekten onları yemeyi düşünmeye fırsat kalmıyor. (Ama en sonunda ben de yiyorum tabii kaçırır mıyım hiç). Cupcake'ler tatlı seven sevmeyen herkesin ilk görüşte yüzünü gülümseten nadir lezzetlerden ve kesinlikle cupcake yapmak mutfakta çocukluğunuza dönmenin en kolay yolu.

Ben her cupcake yapışımda farklı süslemeleri kullanmayı seviyorum. Bunun için internette pek çok farklı cupcake tasarımı bulmanız mümkün. Ben de bu bölümde sizlerle farklı cupcake süslemelerini ve en önemlisi benim gibi yeni başlayanlar için yapımı kolay fakat göz alıcı cupcake yapımını paylaşmayı amaçladım. Bu ''Cupcake Dosyası'' başlıklı bölümün son kısmında da kendi oluşturacağım cupcake'i yapım aşamaları ile birlikte ayrıntılı olarak aktarmayı planlıyorum. Eğer siz de farklı tasarımlar bulmayı amaçlıyorsanız büyük kitabevlerinde satılan yerli ve yabancı mutfak ustalarının cupcake kitaplarına göz gezdirebilirsiniz.
21 Temmuz 2013 Pazar
Annem için vişneli tart
Bugün sizlere annemin doğum gününde ona yaptığım vişneli tart tarifini paylaşacağım. Yazlıkta elimden geldiği kadar meyveli tatlılar deniyorum bunun nedeni ise bulunduğumuz yerde her şeyin organiğini bulabilmem. Buraya ilk geldiğimizde pazarda İstanbulda yaşamanın verdiği alışkanlıkla alqcağımız sebze meyve için organik mi diye soruyorduk ve aldığımız cevap ise "yok yok bunlağğda fenni" oluyordu. Fenni burada katkılı gübre demek yani bırakın gdo'yu hormonu kullanılan gübre bile doğal.
Bu tarifte çevrildiği zaman ortası çukur olan tart kalıbı kullandım. Çünkü bu kalıplar yapmış olduğunuz tartı çok daha şık servis etmenize olanak sağlıyor. Sonuçta yaptığınız ne kadar lezzetli olsa da kötü bir görüntü daha yemeden iştahınızı kapayabilir. Ve son olarak tarife bağlı kalmadan yemek yapan biri olarak aşağıda verdiğim ölçüler benim yaparken kullandıklarım siz sevdiğiniz malzemelerin ölçüsünü kendinize göre fakat kıvamını bozmadan değiştirebilirsiniz örneğin aynı tarifi çilekle ya da şeftali ile de denemek hiç fena fikir olmaz.
Vişneli Tart
Hamuru için,
1 paket margarin
2 çay bardağı pudra şekeri
Yarım paket kabartma tozu
Alabildiği kadar un
1 fiske tuz
Kreması için,
2 su bardağı süt
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı şeker
1 yemek kaşığı buğday nişastası
1 paket vanilin
Vişneli Sosu için,
1.5-2 su bardağı vişne
3 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı nişasta
Yapılışı
1- önce margarini ocakta eritelim. (Margarini kullanmamayı tercih ediyorum fakat o gün elimde sadece margarin vardı ve başka seçeneğim yoktu. Siz aynı ölçülerle tereyağı da kullanabilirsiniz ve elde edeceğiniz hamurun benimkinden çok daha lezzetli olacağına eminim.)
2- eriyip ılınan margarini karıştırma kabına alıp üstüne pudra şekerini ve tuzu ilave edelim. Daha sonra yavaş yavaş un ekleyerek yumuşak bir hamur elde edeceğiz. Yoğurmanın bitimine doğru kabartma tozunu da katalım.
3- iyice yağladığımız kalıbın içine hamuru koyup elimizle kalıpta yavaş yavaş yaymaya başlıyoruz. Daha sonra yağlı kağıttan kalıbın ortasına bir yuvarlak kesip üzerine 1 avuç fasulye veya pirinç, nohut koyuyoruz. Böylece kenarları daha koyu bir renk alırken tabanı yanmıyor. Ve 170 derecede yaklaşık 20 dakika pişiriyoruz. Pişirme işleminin yarısında ortasındaki yağlı kağıdı alıp pişirmeye devam ediyoruz. Pişirirken fırının yanında olmanız önemli sürekli kontrol edip yanmamasına dikkat edin.
4- tencerede sütü, unu, şekeri, nişastayı ve vanilini orta ateşte sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına getiriyoruz.
5- soğumuş olan tart hamurunu servis tabağına alıp içine ılınmış muhallebiyi döküyoruz.
6- tencereye vişneleri ve şekeri koyup orta ateşte kendi hallerinde pişmeye bırakıyoruz. Şeker eriyip vişneler sularını bırakmaya başlayınca, bir kasenin içinde yaklaşık 2 kaşık kadar çok az suyla nişastayı karıştırıyoruz. Fakat buradaki püf nokta suyun kesinlikle sıcak olmaması oda sıcaklığı veya daha soğuk bir su istenilen sonucu verecektir. Erittiğimiz nişastayı da vişnelerin üzerine ekleyip tanelerine zarar vermeden yavaşça karıştırıyoruz. Koyulaşmaya başlayınca ocağın altını kapatıp soğumaya bırakıyoruz.
7- soğuyan muhallebili tart hamuruna vişneli sosu bir kaşık yardımıyla döküyoruz. Afiyet olsun.
20 Temmuz 2013 Cumartesi
Hoş geldiniz
Hoş geldiniz :)
Öncelikle binlerce yemek blogunun içinden benim bu şirin blogumu ziyaret ettiğiniz için şimdiden teşekkürler. İsterseniz önce biraz kendimden söz edeyim 19 yaşına kadar mutfağı sadece su içmek için kullanmış olan ve yemek yapmayı aşırı derecede seven bir annenin tatlı düşkünü kızıyım. Anlayacağınız gibi ben söylemeden zaten pastalar kurabiyeler her daim baş ucumda olurdu. Fakat bu mutlu günlerin bir gün sona ereceğini hiç düşünmemiştim ta ki annem çalışmaya tekrar başlayıncaya kadar. Eve gelip kurabiye kavanozunu boş bulmak ne demek bilir misiniz ? İşte o gün anladım ki iş başa düştü. Evdeki bir yığın yemek kitabını kitaplığın alt raflarından bulup çıkarıp çalışma masama yerleştirdim. Bilgisayarda annemin favori yemek sitelerini sık kullanılanlara ekledim. Ve anladım ki bir zaman sonra yemek tarifleri ve püf noktaları okumak benim günlük yaşantımın bir parçası haline dönüştü. İşte o gün bugündür annemin evdeki tatlı ve pasta tahtını ben devraldım. Neredeyse gün aşırı değişik tatlılar deniyorum. Bu kadar tatlıyı kim yiyor derseniz evde daha akşam yemeğinden kalkmadan tatlı olarak ne var diye soran bir babam ve iştahı son derece yerinde bir kardeşim var. Annemle biz işin üretim onlar ise daha çok tüketim kısmında.
Arkadaşlarım ve yakın çevremden gelen ısrarlar üzerine denediklerimi okuduklarımı sizlerle burada paylaşmaya karar verdim. Sadece yemek tarifi değil sofra düzeni, davetler, akşam yemeğine veya güzel bir beş çayına gidebileceğiniz mekanları da tanıtmaya çalışacağım. Bu kadar lak lak yeter daha uzun zaman birlikte olacağız, hepinize tatlı günler :)
Öncelikle binlerce yemek blogunun içinden benim bu şirin blogumu ziyaret ettiğiniz için şimdiden teşekkürler. İsterseniz önce biraz kendimden söz edeyim 19 yaşına kadar mutfağı sadece su içmek için kullanmış olan ve yemek yapmayı aşırı derecede seven bir annenin tatlı düşkünü kızıyım. Anlayacağınız gibi ben söylemeden zaten pastalar kurabiyeler her daim baş ucumda olurdu. Fakat bu mutlu günlerin bir gün sona ereceğini hiç düşünmemiştim ta ki annem çalışmaya tekrar başlayıncaya kadar. Eve gelip kurabiye kavanozunu boş bulmak ne demek bilir misiniz ? İşte o gün anladım ki iş başa düştü. Evdeki bir yığın yemek kitabını kitaplığın alt raflarından bulup çıkarıp çalışma masama yerleştirdim. Bilgisayarda annemin favori yemek sitelerini sık kullanılanlara ekledim. Ve anladım ki bir zaman sonra yemek tarifleri ve püf noktaları okumak benim günlük yaşantımın bir parçası haline dönüştü. İşte o gün bugündür annemin evdeki tatlı ve pasta tahtını ben devraldım. Neredeyse gün aşırı değişik tatlılar deniyorum. Bu kadar tatlıyı kim yiyor derseniz evde daha akşam yemeğinden kalkmadan tatlı olarak ne var diye soran bir babam ve iştahı son derece yerinde bir kardeşim var. Annemle biz işin üretim onlar ise daha çok tüketim kısmında.
Arkadaşlarım ve yakın çevremden gelen ısrarlar üzerine denediklerimi okuduklarımı sizlerle burada paylaşmaya karar verdim. Sadece yemek tarifi değil sofra düzeni, davetler, akşam yemeğine veya güzel bir beş çayına gidebileceğiniz mekanları da tanıtmaya çalışacağım. Bu kadar lak lak yeter daha uzun zaman birlikte olacağız, hepinize tatlı günler :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















